Bilim Din Konu Dışı Tarih

Hitlerin Yahudi Düşmanlığının Kökeni Üzerine

  Hitler Almanyası, Nazi Almanyası ya da Üçüncü Reich Dönemi Almanya, ülkemizde özellikle 15-20 yaş arası genç arkadaşlarımızın ilgisini çeken tarihi konulardandır. Bu konuların bu derece ilgi çekmesinin sebebi Nazi ordusunun disiplininin, özellikle SS Kuvvetlerinin üniformalarının, II. Dünya Savaşıyla ilgili sosyal medya hesaplarının ve Call of Duty gibi II. Dünya Savaşını konu alan bilgisayar oyunlarının oluşturduğu çekimdir.

Her ne kadar etkileyici bir disiplin ve üniformalara sahip olsalar da bu ordu ve bu orduyu komuta edenler birçok insanın ölmesine sebebiyet vermişlerdir. Özellikle kurdukları toplama kamplarında (ki bunların en ünlülerinden bir tanesi Polonya’da bulunan Auschwitz-Birkenau’dur.) ve bu toplama kamplarında T4 gazının kullanıldığı gaz odaları başta olmak üzere birçok yöntem ve işkence ile insanlar öldürülmüştür.

Öldürülen insanların etnik kökeni üzerine derinlemesine bir inceleme yapmaya gerek bile yoktur. Çünkü öldürülen insanlar genellikle Yahudilerdir. Nazi Almanyasının Yahudi Düşmanlığı sadece İkinci Dünya Savaşı ile kısıtlı değildir. Hitler ve beyin takımının en önemli eserlerinden birisi olan NSDAP [1] temellerinde antisemitizm ve ırkçılık taşımaktadır.

Yazımızın başında bahsettiğimiz İkinci Dünya Savaşı ve Nazi Almanyası hayranı genç kitleye sorduğumuzda Hitlerin bu düşmanlığının sebebi annesi Klara Hitler’in ölümüne bir Yahudi doktorun sebebiyet verdiği yahut Viyana Sanat Akademisine seçilememesinin sebebinin bir Yahudi ressam olduğunu söyleyeceklerdir.

Bunun bir kısmı doğru görülebilir Hitler, Viyana Sanat Akademisine giremeyişinde de pek tabii Yahudileri suçlamaktadır. Fakat onun bu radikal derecede antisemitizme sahip olmasının sebebi ne bir ressam ne bir doktordur.

Hitlerin Yahudilere bu derece düşmanlığının sebebinin altında tarihi ve ilahi bir nefret yatmaktadır. Bu nedeni sizlere yazımda yine tarihi ve mantıklı argümanlar ile açıklamaya çalışacağım.

Avrupa üzerinde sosyolojik ve tarihi bir inceleme yaptığımızda Kıta Avrupasında yaşayan Avrupalıların genel anlamda Hıristiyanlığa radikal derece de bağlı oldukları görülmektedir. Özellikle Almanya din bakımından hassas bir ülkedir. Özellikle Habsburg Hanedanı himayesinde yaşadığı dönemde aşırı derecede kökten Katolik bir tutum sergilemiş ve bu Katolikliği Protestanizmin karşısında savunmak adına Mezhep Savaşlarına sahne olmuştur.

Semavi Dinler Tarihine bibliyografik bir araştırma yaptığımızda en önemli kaynaklar kesinlikle kutsal kitaplardır. Tevrat’ın aktardığına göre Yehova bir gün İbrahim peygambere kendi soyunun İbrahim peygamberin oğlu İshak peygamberden ve onun soyundan gelecek krallardan devam edeceğini söylemiştir. Bunun yanında Yahudi milletine Arz-ı Mevud yani “vaad edilmiş topraklar” olarak Kenan ülkesini, bugün ki Filistin topraklarını vaad etmiştir.

Daha sonra Musa peygamber öncülüğünde Firavuna ve Mısır yönetimine baş kaldıran Yahudi milleti efsaneye göre Musa’nın Kızıldenizi ikiye bölmesiyle Firavun baskısından tamamen kurtularak Arzı Mevud’a geçmiştir. Musa orada Yehova ile Eski Ahiti yani Eski Antlaşmayı gerçekleştirmiştir.

Daha sonra Yahudiler Yehovanın dinini kabul etmeyip kendi altınlarını eriterek bir put inşa etmişler ve bu heykele tapınmayı tercih etmişlerdir. Bunun üzerine Yehova onlara bir ceza vermiş ve onları Kenan Ülkesi yakınlarında bir çöle hapsetmişlerdir. Oradan kurtulduklarında Davud Peygamber öncülüğünde Kudüs’te ilk krallıklarını kurmuşlar ve ilk tapınaklarını inşa etmişlerdir.

O zamandan sonra Yahudiler dinlerine radikal derecede bağlanmışlar ve Museviliği benimsemişlerdir. Daha sonra Babillerin Filistini işgaliyle Yahudiler ilk sürgünlerini yaşamışlardır. Perslerin Babil toprakları üzerinde tahakküm kurmasından sonraki yıllarda Pers Kralı Darius’un onları yeniden topraklarına göndermesi ve tapınaklarını yeniden inşa etme izin vermesi üzerine Yahudiler tekrar Kudüse ve Kenan ülkesine dönmüşlerdir.

Burada yaşadıkları dönem boyunca dinlerinden asla uzaklaşmamışlar, aksine daha çok bağlanmışlardır. Kudüse geldiklerinde yeniden, ikinci ve son defa tapınaklarını inşa etmişlerdir. Daha sonra ki yıllarda Kenan Ülkesinde Roma tahakkümü kurulmuştur.

Filistin’de Romanın hüküm sürdüğü yıllarda İsa peygamberliğini ilan etmiş, mucizeler göstermeye başlamış, kendisini Tanrının elçisi olarak tanıtarak tebliğlerle kendisine havariler toplamaya başlamıştır. Bu durum o dönem Pagan olan Roma İmparatorluğunu rahatsız ederken, dinlerinin Yahudilerden başka hiç kimseyi kabul etmemesi ilkesini savunan Musevileri ayrı derecede rahatsız etmiştir. Çünkü İsa peygamber de bir Yahudidir ve onun dininin bütün milletlerden insanları kabul edeceğini tebliğ etmektedir.

Böyle bir durum vukuu bulduğunda birbirine düşman olan Yahudiler ve Romalılar birleşerek İsayı saf dışı bırakmak için birlikte çalışmışlardır. Daha sonra İsa kendisi de bir Yahudi olan havarisi tarafından Roma’ya şikâyet edilmiştir. Romalılar, İsa’yı Yahudilerin ihbarı üzerine çarmıha gererek öldürmüşlerdir.

Hıristiyanlık dininin peygamberinin öldürülmesindeki Yahudi etkisi Avrupa milletlerinin Yahudilerden nefret etmesinin en önemli sebebidir. Yahudi Roma Savaşının akabinde maruz kaldıkları İkinci Sürgünün akabinde Yahudiler nefret edildikleri bir coğrafyaya, Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmışlardır.

Bu nedenden ötürü Yahudiler kendilerini gizlemek zorunda kalmışlar, kendilerini rahatça açık edebilecekleri küçük köylerden kaçarak büyük şehirlerde yaşamışlardır. Büyük şehirlerde tarım ve hayvancılık yapamayacakları içim paradan para kazanmışlar, yani kuyumculuk ve sarraflık yapmışlar, ticaretle uğraşmışlardır.

İsa peygamberin ölümünden dolayı düşmanlık duyulan Yahudiler, ticaret ve sarraflıktan kazandıkları paralarla zengin olmaya da başlayınca Avrupalıların düşmanlıkları kıskançlıkla birleşerek daha da çok artmıştır. Bazı ülkelerde Yahudileri gettolara hapsetmişlerdir; bu durumun güzel örneklerinden bir tanesi de William Shakespeare’in Hamlet adlı eserinde görülebilir.

Bunun yanında Yahudilerin kendi inançlarını kendi milletlerine özgü, elit bir din olarak görmelerinden mütevellit Avrupalılar tarafından burnu havada bir millet olarak da tanınmışlardır. Bu yüzden Yahudilerin inançlarını yaşamaları kısıtlanarak engellenmiştir. Lakin bu Yahudileri daha çok dinlerine ve milletlerine bağlamıştır. Öyle ki her Yahudi hiç görmemesine rağmen bir gün Kudüs de uyanmak için dua etmiştir.

Kısacası Hitlerin Yahudi düşmanlığı sanat okulu jürilerinden yahut bir doktordan mütevellit değildir. Muhafazakâr, şovenist derecede milliyetçi ve radikal bir Alman sağcısı olan Hitler zaten bu düşünceyi savunan kişilerin fikirlerinden etkilenmiştir.

NSDAP’ın temelleri zaten bunun üzerine kurulmuştur. Hitlerin, Nasyonal Sosyalizmin babası olarak nitelendirdiği ve Mein Kamphın[2] ilk sayısını ithaf ettiği ünlü Alman gazeteci Dietrich Eckart’ın yazılarında anti-semitik söylemler görmek kesinlikle mümkündür.

Hitler ve arkadaşları NSDAP’ı Almanya’da iktidara getirmek ve Lebensraum’da[3] Nasyonal Sosyalizmi hâkim kılmak adına bir günah keçisi aramaktalardı ve bunun için Yahudilerden başkası bulunamazdı. Halihazırda düşmanlıkları iktidara gelme sürecinde daha da artmıştı.

Nitekim, Hitlerin, beyin takımının ve NSDAP’ın Yahudi düşmanlığı Hitlerin kişisel hırslarından çok tarihi ve teolojik bir geçmişe sahiptir. Hatta Hitlerin beyin takımı olarak da bildiğimiz NSDAP’ın yönetim kurulunda Hitlerden daha ırkçı ve anti semitik kişilerde vardır. Kanımca en güzel örnek Hitlere adeta aşık olan Propaganda Bakanı Joseph Goebbels ve asker özentisi SS kurucu başkumandanı Heinrich Himmlerdir. Bu iki dalkavuk hakkında pek yakında yeni ve spesifik bir yazı gelecektir. Saygılarımla M.C.E.


[1] Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterparteiyahut Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi Hitlerin Nazi Almanyasını yönettiği Şovenist siyasal partidir.

[2] Mein Kamph yahut Kavgam Adolf Hitlerin bir senelik hapishane yıllarında Rudolph Hess ile birlikte yazdığı otobiyografi yahut siyasi doktrin

[3] Lebensraum ya da Yaşam Alanı, Almanların Almanca konuşulan her yere hakim olmak için düşündüğü tarihi yayılma politikası

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir